Pazar, Aralık 19, 2010

Yalnızlık Senfonisi




Hangi gün vardır ki akşam olmadık?.. En kötü günü de bitiririz en güzelini de.. Ama en çok da gece bir başına yataga girmek koyar insana.. Herkesten uzaklaşırsın bir an. En sevdigin arkadaşın yoktur yanında, en nefret ettiğin insan da. Sevdigin de.. Hani herkesin içinde hiç kimse olmak vardır ya onun gibi. Bazen çok mutlu olursun çünkü sevdiklerin yanındadır ya da anlamsız bi şekilde kalbin yerinden çıkacakmışçasına çarpıyordur. Yaşama sevinci denilen şey bu olsa gerek. Bazense evde tek basına olmasan bile görünmezsindir. Yoktur yanında kimse. O zamanlarda gündüz bile gece gibi olur. Sadece sen.. Yüzüne gülen insanlar vardır yanında. Hangisi gerçek? Bunu bilemezsin. Akşam olunca bunları düşünürsün.. Aydınlığın bütün yorgunluğunu, karanlık çıkartır. Düşüncelerinin köşeleri tenine batmaya başlar. Canın acır. Yalancı gülümseleri düşünürsün. Ve sen de onlara böyle bir ifade göstermek zorunda kaldığın için kızarsın kendine. Tanıyamazsın kendini. Ama yine de gülüp geçersin işte bir şekilde. Kendini kandırırsın. Düşünürsün ben bunları hak etmiyorum diye. Oysa sen de sütten çıkma ak kaşık değilsindir. Ama yine de etrafında bu kadar iki yüzlü insanlar olmamalı değil mi?.. İstersin ki onlara gösterdiğin ilginin, iyiliğin biraz da olsun sana dönmesini. Olan yine sana olur. Bosuna dememişler iyilik yap denize at diye. Deniz yaptığım iyilikler yüzünden tsunami yaratmaya başladı. Sarsmaya başladı beni. Aslında anlatacak o kadar çok şey var ki..

Keşke olmasaydılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bak ne demişler