Bir umuttur zaman... Bir mübhemdir zaman... İlerledikçe gerileyen, hep yeniden başlayan...
Salı, Aralık 21, 2010
Duymak istiyorum..
Hadi bana yalanlar söyle.. Ama hiç duymadığım yalanlar olsun. Hepsine hiç kuşkusuz inanmalıyım. Öyle sıradan şeyler değil, gerçek yalanlar olmalı. Beni mutlu etsinler. Körü körüne inanayım onlara..
Yalanın rengi olurmuş ya; pembe yalanlar, beyaz yalanlar.. Bana hiç rengi olmayan yalan söyle ki bilmeyeyim ben onun yalan olduğunu. İnsanlar hakkında yalan söyle. Hepsi çok iyiler de. Kimse kimseyi üzmez, birbirlerini karşılıksız severler de. Savaşların olmadıgını söyle. Asla da olmayacağını. Aşklar hakkında söyle. Hiç duymadığım bi aşkın peşinden gidebileyim. Bu dünyada olmasın ama o aşk. Bambaşka bir yerde... Satürn'ün halkasında mesela. Bana böcekler hakkında yalan söyle . Hepsi çok şirin de. Çiçeklerin aslında iğrenç koktugunu söyle. Deniz suyunun tatlı oldugunu.. Annemin asla ölmeyecegini söyle. Ve hayattaki diğer bütün sevdiklerimin.. Sevmediklerimin ise şimdi öldüğünü söyle.
Beni bir hayal aleminin içinde yaşat. Nasılsa gerçek olan birşey yok. Yalanların tadını çıkarayım o zaman.. Gerçekle mutsuz oluyorsam eger, yalanlarla mutlu edeyim kendimi. Güzel şeylere inanmalıyım.
Hadi ne bekliyorsun?! Hadi bana yalanlar söyle..
Bana, hayattaki en büyük yalanın kendim oldugunu söyle. Korkularımın, sevinçlerimin, üzüntülerimin, endişelerimin birer yalandan ibaret oldugunu anlat. Bana hala çocuk oldugumu söyle. İnandır beni buna. Bana en gerçek yalanlarını söyle. En iyi yaptığım şeyi yapayım. İnanayım yalanlara.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bak ne demişler