Sabah.. Bi gariplik vardı bu sabahta. Her zamankinden daha erken kalkmıştım ve kendimi çok yorgun hissediyordum. Hasta olduğumu düşündüm. Gece açık bıraktığım camdan dolayı üşütmüş olmalıydım. Zorlanarak yataktan kalktım. Hiç mecalim yoktu. Uyuyordu evdekiler galiba. ses yoktu kimsede. Lavaboya girip yüzümü yıkadım. Saçımı toplamak için aynaya yöneldim. Aynadaki yansımayı görünce şaşırmıştım. Karşımda en az 60'larında bir bayan siması vardı. Neler oldugunu anlamaya çalıştım. Ya rüya görüyordum ya da rüyamda gençiliğimi görmüş, sabah uyanınca da hala rüyanın etkisindeydim. Hayır hayır..! Yaşlanmış,saçlarım dökülmüş, yüzüm kırışmıştı. Annemi merak ettim. Odasında olmalıydı. Uyumayı sever. Büyük ihtimalle de uyuyordu. Önce içimdeki o anne sevgisine muhtaç olma hissiyle ve bana verecegi sesin bende uyandıracagı güvene dayanarak 'Anne ?!' diye seslendim. Cevap gelmedi. İkinci kez seslendim. Yine sessizlik.. Kardeşimin yanına gittim hızlı adımlarla. O da yoktu. Babam da..
Anlayamadığım şeyler oluyordu ya da anlam veremediğim.. Ama kimse yoktu. Eğer gercekten uzun bi ömür geçirmişsem en azından yanımda hayat arkadaşım olurdu. O da yoktu. Evde tanıdık gelebilecek bir erkek yüzü aradım. Bir resim.. Bulamamıştım. Acaba bu yasıma kadar yalnız mıydım? Yalnızsam bunun sebebi neydi? Geçimsiz biri miydim? Ondan mı kimse yanımda yoktu? Ya da sevdiğim herkesi kaybetmiş olabilir miydim? Hala 20 yasında genç kız duyguları vardı içimde. 'Anne' diye aglamak istedim. Ama topladım kendimi ve dışarı çıktım. Hiç tanıdık olmayan elbiseler giydim, ayagıma da eski bi pabuc. Benim yarı yasım kadar olacak ki bir genc bey indi aşağıya.'Günaydın teyze,yine şaşmamışsın saatinden,erkencisin' dedi. Demek ki hep bu saatlerde kalkıyordum. İyi ama insan hiç kendisine yabancı olabilir mi? Nasıl biri olduğumu bilmiyordum.
Deniz kenarına gittim. Tek değişmeyen şey bu galiba: içime çektiğim o deniz kokusu.. Çay, simit.. Birbirinden hiç bir zaman ayıramadığım ve ayırmak istemedigim ikili. Kahvaltımı yaptıktan sonra kalktım, her milimetresi tanıdık ama yabancılaşmış olan evime gittim. Alışkanlık olsa gerek; kapıyı çaldım önce. Bana kapıyı açan kimse yoktu. Bekledim açıkcası.. Belki biri açardı kim bilir. Nafile olduğunu anladım. En sonunda açtım kapımı. Eskimiş olan koltuklarıma oturdum.Evi izledim bir süre. Daha sonra da kafamı dağıtmak için yemek yapmaya karar verdim. Dün akşamdan ıslatmış olmalıyım ki tezgahın üstünde nohut duruyordu. Onu pişirdim. Tek basıma soframı hazırladım, tek kişilik servisimi açtım; tek tabak, tek çatal, tek kaşık ve tek bardak.. Bogazımda düğümlendi bişeyler. Dedim ya hala 20 yasındaki bi kız gibiyim. Tereddüt ettiğim şeyleri anneme sormak istiyorum. Tek basına yemek yemek sıkıcıymış, yeni farkettim bunu. Televizyonda hiç anlamadığım şeyler. Radyoda yeni şarkılar. Kapattım.. Dinlemeyecektim, izlemeyecektim. Bir yerlerde bir hata olmalıydı. Bu kadar yalnız olamazdım. Her yanım da ağrıyordu. Sanırım yaşlılığın getirdiği hastalıklar. Mutlaka ilaçlarım vardı ama içmek istemedim açıkcası.
Hava kararmış.. Ne kadar çabuk geçiyormuş megerse günler. Kimse aramadı beni, kimse gelmedi. Bende bulaşıklarımı yıkayıp, yatagıma geçtim. Annemin pijamasına benzer bir pijamam vardı. Demek ki çocuklar yaşlanınca annesine benziyor... Uzandım yataga. Hiç bir şey düşünmek istemedim.
Kapadım gözlerimi..
Sokuldum annemin koynuna sokulur gibi yorgana..
Uykuya daldım..
Anlayamadığım şeyler oluyordu ya da anlam veremediğim.. Ama kimse yoktu. Eğer gercekten uzun bi ömür geçirmişsem en azından yanımda hayat arkadaşım olurdu. O da yoktu. Evde tanıdık gelebilecek bir erkek yüzü aradım. Bir resim.. Bulamamıştım. Acaba bu yasıma kadar yalnız mıydım? Yalnızsam bunun sebebi neydi? Geçimsiz biri miydim? Ondan mı kimse yanımda yoktu? Ya da sevdiğim herkesi kaybetmiş olabilir miydim? Hala 20 yasında genç kız duyguları vardı içimde. 'Anne' diye aglamak istedim. Ama topladım kendimi ve dışarı çıktım. Hiç tanıdık olmayan elbiseler giydim, ayagıma da eski bi pabuc. Benim yarı yasım kadar olacak ki bir genc bey indi aşağıya.'Günaydın teyze,yine şaşmamışsın saatinden,erkencisin' dedi. Demek ki hep bu saatlerde kalkıyordum. İyi ama insan hiç kendisine yabancı olabilir mi? Nasıl biri olduğumu bilmiyordum.
Deniz kenarına gittim. Tek değişmeyen şey bu galiba: içime çektiğim o deniz kokusu.. Çay, simit.. Birbirinden hiç bir zaman ayıramadığım ve ayırmak istemedigim ikili. Kahvaltımı yaptıktan sonra kalktım, her milimetresi tanıdık ama yabancılaşmış olan evime gittim. Alışkanlık olsa gerek; kapıyı çaldım önce. Bana kapıyı açan kimse yoktu. Bekledim açıkcası.. Belki biri açardı kim bilir. Nafile olduğunu anladım. En sonunda açtım kapımı. Eskimiş olan koltuklarıma oturdum.Evi izledim bir süre. Daha sonra da kafamı dağıtmak için yemek yapmaya karar verdim. Dün akşamdan ıslatmış olmalıyım ki tezgahın üstünde nohut duruyordu. Onu pişirdim. Tek basıma soframı hazırladım, tek kişilik servisimi açtım; tek tabak, tek çatal, tek kaşık ve tek bardak.. Bogazımda düğümlendi bişeyler. Dedim ya hala 20 yasındaki bi kız gibiyim. Tereddüt ettiğim şeyleri anneme sormak istiyorum. Tek basına yemek yemek sıkıcıymış, yeni farkettim bunu. Televizyonda hiç anlamadığım şeyler. Radyoda yeni şarkılar. Kapattım.. Dinlemeyecektim, izlemeyecektim. Bir yerlerde bir hata olmalıydı. Bu kadar yalnız olamazdım. Her yanım da ağrıyordu. Sanırım yaşlılığın getirdiği hastalıklar. Mutlaka ilaçlarım vardı ama içmek istemedim açıkcası.
Hava kararmış.. Ne kadar çabuk geçiyormuş megerse günler. Kimse aramadı beni, kimse gelmedi. Bende bulaşıklarımı yıkayıp, yatagıma geçtim. Annemin pijamasına benzer bir pijamam vardı. Demek ki çocuklar yaşlanınca annesine benziyor... Uzandım yataga. Hiç bir şey düşünmek istemedim.
Kapadım gözlerimi..
Sokuldum annemin koynuna sokulur gibi yorgana..
Uykuya daldım..
-Saat kaç oldu hala uyuyor. Kahvaltı hazır, hadii !!
Uyandıgımda herkes, herşey eskisi gibiydi. Evim, annem,babam,kardeşim.. Kardeşim arka camdan bizim kızlarla konuşuyordu. Anlaşılan onlar da yerliyerindeydi. Yüzümü yıkamak için lavaboya gittigimde kendime baktım. Silkelendim..Yaşlanınca mütemadiyen öyle geçecekti bütün günlerim.. Her gün aynadakinin gerçekten ben olup olmadığını kontrol edip, geçmişimi özleyecektim. Yalnız kalmaktan korktum bir an. Ama yalnız olmamak içinden elimden geleni yapmaya karar verdim bu sabah. Sanırım başaracağım.. Saygılar..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bak ne demişler