Cumartesi, Eylül 13, 2014


Aslında insana sorsanız 'neden' diye, sanırım asla doğru cevabı veremez size. Çünkü insanlar neden sorusunu sormaya korkarlar, özellikle de kendilerine. Neden seviyoruz, neden sevmiyoruz, neden gidiyoruz, neden geliyoruz... Sahi, neden bırakıp gidemiyoruz? Ama kimi? Kendimizi? Hayır. Aile? Sanmıyorum. Korkularımız? Olabilir. Peki sevdiğimiz? Belki... Hiçbir şeyi bırakıp gidemiyoruz çünkü geride bıraktığımızın her ne olacak ise aslında bizimle gelmesinden korkuyoruz. Bırakıp gittiğimizde zaten bizimle gelecek olanı neden kendimizden mahrum bırakalım ki... 

Peki kendimizi mahrum bırakmaktan korkutuğumuzu aslında başkasından mahrum bırakıyor olabilir miyiz? Zaten kıskançlık denilen olgu tam da bu yüzden kendini gösteriyor bütün çıplaklığıyla . Kendimizi o olmadan nasıl eksik hissedecek isek, başkasında oluşan fazlalığını da kabullenmeyi bilmiyoruzdur.

Bizler bencil insanlarız. Her zaman istedigimiz ve yaptığımız şeylerde önce 'ben' der içerilerden asla bilinmeyen ve kendimize bile duyulmayan bir ses. Bencil olmazsak eğer zarar göreceğiz, bizim olanı çalacaklar ve asla geri vermeyecekler, böylece bizim kendimizi bile mahrum bırakmaya korktuğumuzu bir başkası alacak ve bir daha asla vermeyecektir geriye. Ya da başkası mı alacaktan ziyade yoksa biz mi farkında olmadan kendi ellerimizle sunacağız? 

Her gün daha fazla çıldırıyorum ve siz bunu bilmiyorsunuz. Ve ben bunu bilmiyorum. Ve onlar bunu bilmiyor. Neden mi? İtiraflar günah çıkarmaktır ve bu 'neden' sorusuna doğru bir cevap vermek içimden:

Çünkü onlar en çok bize yakıştılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bak ne demişler